23 Ağustos 2012 Perşembe

Amerika Açık 2012 Öncesi, Tenis 101...

Utanarak söylemem gerekiyor ki, tenise olan ilgimin sadece 8-10 yıllık geçmişi var. O zaman kadar tenisi herkes kadar biliyordum, yani neredeyse hiç. Bildiğim kadarıyla tenis, genelde iki kişinin, raket ve tenis topuyla, dikdörtgen, ortasından ağ geçirilmiş, kırmızımsı bir alanda oynanan bir oyundu. Ama içine girdikçe tenisin bunun çooook ötesinde bir spor olduğunu keşfettim ve bileklerimdeki sıkıntı yüzünden oynayamasan da, sağlam bir izleyici oldum.
 
Şimdi gelin pazartesi başlayacak Amerika Açık öncesi tenis ile ilgili genel ve deyat bilgilerin üzerinden geçelim:
İlk olarak, İngiltere'den 1800'lerde oynanmaya başlayan oyun, öncelikle İngilizce konuşulan ülkelerde yayılmış. Bugün bir olimpiyat sporu da olan tenisin, her seviyeden, her yaştan ve her ülkeden oyuncusu bulunuyor.
 
 
Kort
Tenis, kort dediğimiz bir dikdörtgen saha üzerinde oynanır. Tenis kortları 23,77m (78 feet) uzunluğunda ve 10,97m (36 feet) genişliğindedir. Tekler müsabakası için genişlik 8,23m (27 feet) ‘dir. Ağırlıklı olarak tercih edilen toprak, çim, sert veya sentetik korttur.
 
Toprak kortları 'yavaş' olarak tanımlanırlar;çünkü top rakete gelene kadar hız kaybeder ondan sonra oldukça yükseğe zıplar ve yere çarptıktan sonra ani bir hizlanma olur;çünkü toprak kortta oyuncular top-spin vuruşları tercih etmeleridir. Toprak korttaki maçlar winner adı verilen sayı alan vuruşların daha zor olması sebebiyle daha uzun sürer. Sayılar genellikle oyuncularin basit hatalar denilen topun filede kalması ya da çizgilerin dişarı atilmasi sonucu alınır . Toprak kortlarında oynanan oyunlarda topun bıraktıği izler belirgindir.
Sert ve çim kortlar daha "hızlı" yüzeylerdir. Bu hız yapıldıkları maddeye göre değişir. Bu yüzeylerin özelliği kısa sıçrayışlardır. Bu kortlarda sert servis atan ve vuruşları sert olan oyuncuların avantajı vardır. Çim kortlarda topun sıçraması miktarı, çimin ne kadar sağlıklı ve ne sıklıkta biçildiğini gösterir.
Sayı yapmak için topunuz kortun ortadaki küçük dikdörtgenin, çizgileri dahil, içinde kalmak zorundadır.
 
Oyunlar
Bir taraf servis atarak oyunu başlatır. Kazanılan her sayıda oyuncunun puanı 15, 30 ve 40 şeklinde artar. Sayı, topun rakibin sahasında kalması, rakibin topu hatalı atması, rakibin iki kere üst üste hatalı servis kullanması gibi durumlarda kazanılır. Üç sayı alıp 40 puana erişen oyuncu, bir sayı daha kazanırsa, o set içinde 1 oyun kazanmış olur. Toplamda 6 oyun kazanan oyuncu, bir set kazanmış olur.
 
Eğer maç sırasında 40-40'lık bir eşitlik meydana gelirse, bir sonraki sayıyı kazanan avantaj kazanır. Böyle bir durumda oyuncu bir sayı daha kazanırsa seti alır., sayıyı rakibi kazanırsa eşitlik durumu yeniden oluşur. Bir oyuncu iki sayı üst üste kazanıncaya kadar da mücadele bu şekilde devam eder.
Grand Slam’lar harici turnuvalarda kadınlar ve erkekler maçlarını 2’şer set üzerinden oynar. Eşitlik durumunda kazanan 3. set sonunda belirlenir. Grand Slam’larda ise, kadınlar yine 2’şer set üzerinden oynarken, erkekler 3 set üzerinden maç yapar eşitlik durumunda kazanan 5 set sonunda belli olur.
Turnuvalar
Uluslararası teniste 4 büyük turnuva (Grand Slam) var. Bunlar; Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros), Wimbledon ve Amerika Açık'tır. Amerikan Açık Tenis Turnuvası; sert kortlarda, Fransa Açık Tenis Turnuvası; toprak kortta, Wimbledon; çim kortlarda, Avustralya Açık ise sentetik kortlarda oynanır. Bunun dışında yıl için erkekler için ATP (Association of Tennis Players)’nin, kadınlar için de WTA (Women’s Tennis Association)’ın düzenlediği genellikle birbirlerine paralel şehirlerde düzenlenen, oyunculara sağladıkları klasman puanları açısından 250, 500 ve 1000’lik olarak tabir edilen diğer turnuvalar vardır. Bunların kort tipi de değişkenlik gösterir ve genellikle 4 büyük Grand Slam öncesinde, oyuncular için, Grand Slam’in kort tipine hazırlık şansı da sağlar.
Terminoloji
Forehand: Sağ elle oynayanların vücutlarının sağ tarafında, sol elle oynayanların ise sol taraflarında topa vurma şeklidir.
Backhand: Sağ elle oynayan oyuncuların topa vücutlarının sol tarafında, sol elle oy­nayan oyuncuların topa vücutlarının sağ tarafında iken yaptıkları vuruştur.
Love Game: Sıfıra karşı kazanılan oyun
Miss Hit: Genellikle raketin kasnağına çarpıp yön değiştiren vuruş
Ace: Atılan servis topuna, rakip oyuncunun raketiyle dokunamamasına denir.
Çift Hata: Servis atışı sırasında, iki top hakkında da topları fileye takmak veya servis karesi içine düşürememek suretiyle puanı kaybetmektir.
Passing-Shot: Filede bulunan rakip oyuncunun, topa dokunmasına fırsat vermeden onu geçen ve puan olan vuruşlara denir.
Tie-Break: Setteki 6-6'lık durumda, beraberliği bozmak amacıyla oynanan, kazanmak için minimum 7 puan ve iki farka ihtiyaç duyulan oyun.
Deuce: Oyunda Eşitlik hali- Berabere Oyunlarda sayıların 40-40 olması
Net / Let Net / Let: Servis sırasında top fileye dokunup doğru alana düşerse, bu duyurular yapılır.
Slice (Kesme): Topa alttan ve raketi eğimli tutarak yapılan vuruştur.
Drop Shot (Kısa vuruş): Rakip sahada file önüne düşürülen top
Grand Slam: Bu kavram ilk kez 1933 yılında New York Times'ta John Kieran adlı bir yazar tarafından kullanılıyor. Yazar köşesinde, o zamanlar bunu başarmaya yakın olan Avusturalyalı tenisçi Jack Crawford için "eğer Amerika Açık'ı da kazanırsa, bu kortlarda 'Grand Slam' yapmak gibi bir şey olur" diye yazıyor. Burada yazarın kastetiği köken Briç'ten geliyor. Briç'te mevcut 13 eli (löve) kazanmaya 'Grand Slam' deniliyor. Daha sonraları 1930'larda bu terim ayrıca golfte sezonun 4 büyük turnuvası kazanıldığı zaman da kullanılıyor
Yakın geçmişte erkek ve kadın tenisini domine eden isimlerin başında Pet Sampras, Boris Becker, John McEnroe, Stephan Edberg, Ivan Lendl, Andre Agassi, Mats Wilander, Martina Navrotilova, Steffi Graf, Martina Hingins gelirken, bugünün tenisinin dominant kral ve kraliçeleri Roger Federer, Novak Djokovic, Rafael Nadal, Andy Murry, Juan Martin Del Potro, Williams Kardeşler, Maria Sharapova, Viktoria Azerenka ve Petro Kvitova.
Oyuncular açısından turnuva kazanmak çok önemli ancak dünya sıralamasının ilk sıralarındaysanız, kariyer hedefinizin başında 4 Grand Slam’i de kazanmak geliyor. Kare ası tamamlamak olarakta ifade edilen bu başarıya bugüne kadar Fred Perry (1935), Don Budge (1938), Rod Laver (1962), Roy Emerson (1964), Andre Agassi (1999), Roger Federer (2009), Rafael Nadal (2010)’ın aralarında bulunduğu 7 tenisçi ulaşabilmiş.
ABD’nin New York kentinde 27 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Amerika Açık Tenis Turnuvası, bu senenin / sezonun  son Grand Slam’i. Bu seneki diğer Grand Slam’leri sırasıyla Novak Djokovic (Avustralya Açık), Rafael Nadal (Roland Garros) ve Roger Federer (Wimbledon)kazandı.
Novak Djokovic, geçen sene, gluten alerjisi için özel bir diyet uygulayıp, O2 odasında düzenli tedavi görmeye başladıktan sonra, olağanüstü bir performans sergileyip, ortalığı birbirine katmıştı ancak bu sene, geçen seneki üst kalite performansının biraz altında. Bunda basınçlı O2 odasını kullanmasına izin verilmemesinin büyük etkisi olduğu söyleniyor.
 
İspanyol Boğası olarak anılan ve kazandığı kupaları öpmek yerine ısırmak gibi bir huyu olan Rafael Nadal’ın dizinde, oyun tarzından kaynaklanan tendinitis diye bir rahatsızlık var ve Roland Garros’taki performansı malesef sakatlanmasına sebep oldu. Hemen arkasından katıldığı Wimbledon’da ikinci turda elendi ve malesef Amerika Açık’a katılamıyor. Hatta sezonu kapatmış olabileceği yönünde söylentiler var.
Tüm tenis otoriteleri tarafından, gelmiş geçmiş en iyi tenis oyuncusu kabul edilen ve “Ekselansları” olarak anılan Roger Federer ise, 31 yaşına girmiş olmasına rağmen, iki yıl önce kaybettiği birincilik ünvanını bu seneki Wimbledon şampiyonluğundan sonra geri aldı. Golden Slam olarak adlandırılan 4 Grand Slam + Olimpiyat Madalyası hayalini, Londra Olimpiyatları’nda İngiliz Andy Murry ile yaptığı final maçını kaybederek gerçekleştiremese de, geçen hafta Cincinnati’deki finalde Djokovic’i yenerek bu sezonki  6. Şampiyonluğunu kazandı. Bu turnuvaya da 1 numaralı sırabaşı olarak katılıyor.
Kendileri genelde estetik olduğu halde, oyunlarını çok bağıra çağıra oynadıkları için izlemeyi pek tercih etmediğim kadınlar ayağında ise, dünya bir numarası Belarus Victoria Azarenka bu seneki turnuvanın 1 numaralı seribaşı olacak. Geçirdiği ciddi rahatsızlıklardan sonra kortlara fırtına gibi dönen Serena Williams ise, ev sahibi olduğu turnuvada 4. seribaşı olacak.
 

0 yorum:

Blog Widget by LinkWithin
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Etiketlerim..

...

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii ki pişirilenleri yemek için çok kısa, biraz koşmak lazım... "
Free Counters

Hayatın İçinden...

 

Divitim... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates