10 Eylül 2012 Pazartesi

Grinin Elli Tonu / "Fifty Shades of Grey" Triology...


Öncelikle bir konuda anlaşalım; Eğer pazarlama numaralarına kanıpta, bu kitabın sadece pornografik bir yapıttan ibaret olduğunu düşünecekseniz, yollarımızı burada ayıralım ve siz bu yazının devanı hiç zahmet edip okumayın. Eğer ki; ben açık fikirliyim, parçalarla değil, olayın bütünüyle ilgilenirim derseniz, hah o zaman aynı yerdeyiz demektir, devam edebilirsiniz.

Biz bu kitaptan yaklaşık 3 hafta önce haberdar olduk. Fazlaca uluslararası bir grup olduğumuz için bir noktada açılan muhabbette, biri Los Angeles’ta plajlarda herkesin elinde bu kitabın olduğunu söylerken diğeri Londra’da her metroda 2-3 kişinin elinde gördüğüne yemin etti. Sonrasında da bir başkası, Londra seyahati sırasında 1 alana ikincisi %50 kampanyasıyla aldığı ilk kitabı, patlamaya hazır bir bomba gibi masamın üstüne bıraktı.

Temel olarak bir üçlemeden oluşan kitap, üniversiteden yeni mezun olan nispeten bir kızla, çooooook zengin ancak sıradışı zevkleri ve becerileri olan bir  gözde bekarın hikayesini anlatıyor.

Dün Hürriyet’te gördüğünüz ilk pazarlama atağının bundan sonraki aşamalarında da mantar gibi yayılacağı için rahatlıkla fark edebileceğiniz gibi, bu ilişkiyi diğer gündelik! ilişkilerden ayıran en önemli özellik, yakışıklı bekarımızın karanlık geçmişinden çıkış noktası olarak geliştirdiği ve “Dominant – Hakim” olarak ifade edilen bir seksüel kimliğe sahip olması ve ilişkilerinde de kendine “Submissive – İtaatkar” partnerler araması.
 

Üçlememizde, “kontrol etmek” ilişkilerinin ve hayatının temelini oluşturan karakterimiz, karşısında çok etkilendiği kızımızı görünce onu da geçmiş “Sub”ları gibi değerlendirip, aynı formüllerle sonuca ulaşmayı, belki de kısa bir süre için gönlünü eğlendirip, sonraki maceraya devam etmeyi düşünür ama işler bu sefer o kadar da kontrol altında olamayacaktır…

Her ne kadar kitabı E.L.James takma ismi ile yazan 49 yaşındaki Erika Mitchell, “Hepsini kendim için yazdım” dese de kitap Haziran 2011’de yayınlanmasından şu ana kadar dünya çapında 37 ülkede, 40 milyondan fazla satmış. Önce e-kitap olarak dağıtıma çıkan kitabın gördüğü ilgi sonrasında basılmasına karar verilmiş.


Kitabı orijinal dilinde okumuş birisi olarak önerim, eğer okuyabiliyorsanız bu yolu takip etmeniz çünkü tercüme konusundaki “Kadın gibidir, güzelse sadık değildir, sadıksa güzel değil” yorumuna bir kez daha gönderme yaparak şunu söyleyebilirim ki, kitabın “Grinin Elli Tonu” şeklindeki Türkçe adı bile, orijinalindeki “Grey” kelimesine yapılan göndermeyi es geçiyor. Şöyle ki, ana karaktrimizin adı Christian Grey, dolayısıyla “Fifty Shades of Grey”, hem grinin tonlarını hem de karakterin kendi içindeki dalgalanmasını ifade ediyor ve biz daha başlıkta yapılmaya başlanan bu ince göndermeleri maalesef kaçırıyoruz. Aklıma gelen bir başka örnekte, çoğunluğu kızın ağzından/bakış açısından anlatılan kitapta çokça geçen “Oh, my Fifty!” ifadesi. Yine tercümede anlamını kaybedip, ağırlığını ve etkisini yitirecek gibi geliyor bana.

Ben 2. ve 3 kitabı Remzi Kitabevi’nden alırken satışa yardımcı olan kız, “Kitap ilk geldiğinde pek kimse ilgilenmedi ama şimdi yurtdışından sipariş yetiştiremiyoruz” demişti. Bu ilgiyi daha önce bir Stephenie Meyer’in Alacakaranlık Serisi’nde görmüşler, bir de Dan Brown kitaplarında.

Ve merak edenler için, elbette bu üçleme de sinemaya aktarılacak ancak Universal Pictures’ın yayın haklarını aldığı seride başrolleri kimin oynayacağı henüz belli değil.
 

Serinin ilk kitabı olan “Fifty Shades of Grey / Grinin Elli Tonu”, bu hafta Pegasus Yayınları’ndan çıkıyor. İkinci kitap olan “Fifty Shades Darker  / Karanlığın Elli Tonu”  - ki bence yine yanlış/eksik tercüme, “Daha Koyu Elli Gölge!” gibi bir şey olmalıydı – 15 Ekim’de,  üçüncü kitap olan “Fifty Shades Freed / Özgürlüğün Elli Tonu” ise, hemen kitap fuarı öncesi, 15 Kasım’da yayımlanacakmış.
 

Üçüncü kitabı 2-3 saat önce bitirmiş biri olarak çok rahatlıkla söyleyebilirim ki, hikayenin tamamı çok sağlam temeller üzerine oturuyor ve açıkta kalan hiçbir nokta yok.

Ayrıca kitabı okurken dikkatimi çeken bir konu hakkında sonrasında biraz araştırma yapınca ne kadar haklı olduğumu gördüm. Yazar her kitabın içine resmen bir playlist gömmüş. Okurken fark ediyorsunuz ki, müzik bazı noktalarda resmen başrole çıkıyor. Ya Christian gecenin bir yarısı üzüntüsünü atmak için piyanoda bir parça çalıyor, ya Ana’ya içi çok farklı tarzda, kendi ifadesiyle “eklektik” müzik zevkinin yansıması, playliste sahip bir i-pod hediye ediyor veya “playroom”larına Bach’ın bir parçasını fon yapıyorlar. İşte meraklısı için, bu müziklerin klasik olanlarından oluşan bir cd dünya çapında EMI etiketiyle ve "Fifty Shades of Grey - The Classical Albüm" adıyla, 17 Eylül’de piyasaya çıkıyor ve eğer kitapları, kendi müziklerini fon yaparak okumak isterseniz de playlisteleri şöyle:
 
Fifty Shades of Grey / Grinin Elli Tonu


Lakmé (Act I): Flower Duet



Sex On Fire



Adagio from Concerto No 3 in D Minor, BWV 974



Misfit



I'm On Fire



The Lightning Strike



Heitor Villa-Lobos: Bachianas Brasilerias No. 5 for voice and 8 cellos: Aria (Cantilena)



Witchcraft



La Traviata - Prelude



Toxic



The Blower's Daughter



Canon and Gigue in D Major: I. Canon



Spem in alium



24 Préludes, Op. 28, No. 4 in E Minor: Largo


 Fifty Shades Darker / Karanlığın Elli Tonu

What Is This Thing Called Love?



Like a Star



Piano Concerto No. 2 in C Minor, Op. 18: “Adagio Sostenuto”



Lover, You Should've Come Over



Principles of Lust



Possession



Try



The Scientist



Every Breath You Take



Heartbeats



Homelands



Fantasia On A Theme By Thomas Tallis



Chan Chan



Crazy In Love



I Put a Spell on You



Bailero (Chants d'auvergne, 1st Series, No. 2)



I've Got You Under My Skin



Come Fly With Me



Songbird



Nocturne No. 1 In B-Flat Minor, Op. 9, No. 1



Weather to Fly



King of Pain



Moondance



Someone Like You (2007 Remastered)



This City Never Sleeps



The First Time Ever I Saw Your Face


Fifty Shades Freed / Özgürlüğün Elli Tonu

You'll Never Find Another Love Like Mine



Wherever You Will Go



The Great Gig in the Sky



Requiem, Opus 48: In Paradisium



Wicked Game



Goldberg Variations: Aria by J.S.Bach



I Say a Little Prayer



Walk on By



Sexy Bitch



Touch Me



Sweet About Me



La Fille Aux Cheveux de Lin



Jesu Joy of Man's Desiring



The Ugly Duckling


 


0 yorum:

Blog Widget by LinkWithin
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Etiketlerim..

...

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii ki pişirilenleri yemek için çok kısa, biraz koşmak lazım... "
Free Counters

Hayatın İçinden...

 

Divitim... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates