13 Mart 2013 Çarşamba

Kuçu Kuçu...


Özgü Namal’ın Merhamet’teki performansı ve kulaktan kulağa yayılan “Aaaaa! Çok başarılı!” yorumlarının rüzgarıyla gittim Kuçu Kuçu’ya, dün akşam. Yani beklentim yüksekti. Ama ne yalan söyleyeyim, biraz hayal kırıklığına uğradım.

Fransız yazar Farrice Roger – Lacan’ın yazıp, Kerem Ayan’ın yönettiği oyun özünde bir hesaplaşma öyküsü. İki kişilik oyunda Melda’yı Selen Uçer, Melis’i Özgü Namal oynuyor.




Kocasının patronunun adasına, ailecek haftasonunu geçirmek için gelen kadın, patronun görgüsüz karısıyla, kocaları gelene kadar 2.5 saat geçirmek zorunda kalır ve niyeti beklerken istirahat etmekken, ev sahibesinin geçmişten gelen hesaplaşmasını ortaya çıkartmaya, “Kuçu Kuçu” zamanlarına dönmeye ihtiyacı vardır.

Oyun boyunca hissettiğim şey, belki de yüksek beklentiyle koltuğa oturmaktan ötürü, hep bişey olmasını beklemekti. Ama o ”bişey”, bi türlü olmadı. Oyun bi türlü akmadı. Metindeki tekrarlar, devamlı içki alıp bırakmalar, sahne içindeki yapmacık kovalamaca ve kavgalar çok yordu beni.

Sanırım oyunda tek beğendiğim nokta, Selen Uçer’in oyunculuğu oldu. Açıkçası ben Özgü, muhtemelen süperdir diye düşünüyordum ama yanılmışım. Belki 6 yıldır sahneden uzak kaldığı için, belki televizyonda daha iyi olduğu için, belki de sadece gününde olmadığı için çok donuk ve tekdüzeydi. Diğer taraftan Selen Uçer, gerek kıyafeti, gerek sahnedeki duruşuyla Melda’yı üzerine giymiş. Hem şımarıklığı, hem de geçmişten gelen öfkesini metin arasındaki gidiş gelişlerde çok iyi yaşıyor ve yaşatıyor.

0 yorum:

Blog Widget by LinkWithin
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Etiketlerim..

...

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii ki pişirilenleri yemek için çok kısa, biraz koşmak lazım... "
Free Counters

Hayatın İçinden...

 

Divitim... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates