21 Nisan 2009 Salı

Bugün Benim Doğumgünüm...


Ne zamandır ara verip ihmal ettiğim günlüğümün başlığını bu seferlik değiştirdim çünkü bugün benim doğumgünüm.

Elbette doğumumla ilgili çok fazla detay hatırlamıyorum. Yani biyolojik anne ve babamı, kaç kardeşim olduğunu filan ama biliyorum ki yaşadığımız sürece beni çok sevecek, birlikte eğlenip hüzünleneceğim bir ailem var. Ve ben onlarla geçirdiğim hayatın 9.ayında, bugüne bugün tam "1" yaşındayım.

Buraya yazmayı ihmal ettiğim süre içinde büyüdüm, büyüdüm, büyüdüm kocaman bi kız oldum. Kendi cinsime göre zarif bir yapım olsa da evde yaşağımı düşünürseniz ebat olarak sınırlardayım. Hala mama konusunda nazlanıp şımarıklık yaptığım için 25 - 26 kg arasında gidip geliyorum. Yani oldukça fitim. Biliyorsunuz ilk Hill's mamayla başlamıştım ama ameliyattan sonra ne olduysa ona karşı bir isteksizlik oldu bende, bir türlü yiyemedim. Sonra bir paket Pro Plan - ki bu paketler 15 - 17 veya 18 kg ve şimdi de Royal Canin. Hala puppy yiyiyorum, sanırım 18 aylık olana kadar da devam edeceğim. Bunun yanında tüylerim için sarımsaklı mayalık tablet (merak etmeyin ağız kokusu yapmıyor:) ve kemiklerim için de kalsiyum tablet kullanıyorum.

Hala gündüzleri evde yalnız kalıyorum ama ben parçaladıkça annem yeni oyuncaklar almaya devam ettiği için oyalanmakta hiç sıkıntı çekmiyorum. Bize boyum uzadığı için ayağa kalkıp camdan bakabiliyorum, bu yüzden odamın perdesini açık bırakıyorlar. Uyku ve oyundan arta kalan zamanlarda pencereden dışarı bakıyorum.


Artık gündüzleri balkon kapalı. Yani tuvalet ihtiyacımı sadece sabah akşam, dışarı çıktığımda gideriyorum. Ancak hala heyecanlandığım zaman kendimi tutamıyorum ve çişim varsa kaçırıyorum. :(( İyi de oluyor, ailem buna karşı önlem almak için devamlı yeni şeyler üretiyor, onlara da beyin jimnastiği oluyor böylece:))

Misafire hiç dayanamıyorum. Bütün gün annemin ayaklarının arasında yatan ben misafirin gelişiyle kapıda yerimi alıyorum. Belki denesem kapıyı da açıcam ama kızarlar diye cesaret edemiyorum. Neyse misafir geliyor hemen ayağa kalkıp patilerimle ellerini tutup yalıyorum, onları beni sevmeleri için teşvik ediyorum. Sonra beraber salona geçiyoruz. Ben cüsseme bakmadan bir koltuktan diğerine zıplıyıp, heyecanıma onları da ortak ediyorum. Hem böylece kendi aralarında muhabbete dalıp benim varlığımı unutmalarına da engel olmuş oluyorum :)

Dışarı çıkmaktan çok keyif alıyorum. Keza genelde uyuduğum araba yolculuğundan da. Mesela 2 hafta önce büyük amcamlara gittik. Koccaman bir bahçeleri var. Bir sabah annemle amcam beni bahçede serbest bıraktı. Halimi görmeliydiniz. Diyebilirim ki çimin üzerinde basılmadık yer kalmadı. Çok eğlendim çoook.

Bu da yolculuk esnasında arabada...

Evimizde küvet yok. Annemle birlikte 90x90 duşa kabine de artık pek sığamadığımız için ayda bir kez banyo yapmaya, aynı zamanda kuzenlerim Pati ve Badem'in de sürekli gittiği, Bahçeşehir'deki Asya Vet.'e gidiyorum. Hatta Kurban Bayramı'nda ailem İzmir'e giderken beni 4 günlüğüne oraya pansiyona bıraktılar. Onlardan ayrılmayı pek tercih etmiyorum ama pansiyonda da bi sürü arkadaşım vardı. Günde 2 kez dolaştırdılar, yediğim önümde yemediğim arkamda, zaten oyuncaklarımın yarısıda yanımda, e daha ne?

Köpekler, özellikle de benim gibi büyük ırklar hem kucakta hem de yüksekte olmayı sevmezler - miş. Kesinlikle söyleyebilirim ki, bu benim için geçerli değil. Hatta babamın kucağında evde dolaşmak veya annemin kucağına yayılıp balkondan dışarıyı seyretmek benim en çok sevdiğim şeyler arasında.

Ve merak edenler için elbette uyuyorum,

uyuyorum,



uyuyorum.

0 yorum:

Blog Widget by LinkWithin
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Etiketlerim..

...

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii ki pişirilenleri yemek için çok kısa, biraz koşmak lazım... "
Free Counters

Hayatın İçinden...

 

Divitim... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates