16 Ekim 2008 Perşembe

Zilli'nin Günlüğü- 7


Herkese merhaba. Yazmaya bu kadar ara vermek istemezdim esasında ama annemin üstüste seyahatleri ve malesef geçen hafta dedemi kaybetmiş olmamız beni bilgisayardan biraz uzak tuttu. Ama işte buradayım.

Benim için çok değişik bir dönemdi. Önce annem seyahate gitti, sonra babam, sonra yine annem, galiba şimdi yine babam gidiyor. Biri gittiğinde diğeri gidenin eksikliğini hissettirmemeye çalışıyor ama nafile. Mesela annem gittiğinde ben direkt babamın yanında annemin kokusunun üzerinde uyudum geceleri. Babam önce yaramazlık için yaptığımı zanneti ama sonrasında anladı galiba derdimin yaramazlık değil de annemin kokusuna yakın olmak olduğunu. Ben de hiç kıpırdamadan uyuyunca birbirimize yoldaş olduk geceleri.


Diyeceksiniz ki sen zaten gündüz yalnız kalmıyor musun? Kalıyorum ama normal düzenimde dışarıya sabah babam, akşam da annemle çıkıyorum. En basitinden bu bile değişiyor. Ayrıca bu aralar bir enerjim var, bir enerjim var anlatamam. Dolayısıyla gündüz sanırım sıkıntıdan biraz da yaramazlık yaptığımı itiraf etmeliyim. Galiba bu yüzden ortalıkta pek bana cazip gelecek bişeyler bırakmıyorlar. Ama hep oku oku nereye kadar, di mi? Bazen de canım coşup koşmak, kabloları kemirmek, gazeteleri parçalamak, halıları tırmalamak filan istiyor.


Ailemin yoğun seyahatleri arasında bir minik kaçamak da hep beraber yaptık. 2 günlüğüne Bursa'ya babamın amcasına gittik. Aman ne mutlu zaman geçirdim anlatamam. Bahçede koşup oynadım, evde yayılıp keyif yaptım ve malesef kendimi tuttamayıp halılarına da işedim. Annem çıldırdı ama yapacak bişey yok, bebeğim ya ben, ondan.

Bu fotoğrafta ne yapıyorum dersiniz? Evet "Uyuyorsun" diyenler kazandı. Aynen burada olduğu gibi...





Gerçi babam, kendi tabiriyle "çarşı pazar meydanda" uyumamdan pek haz etmiyor ama amcasının dediğine göre bu tam teslimiyet, mutlak huzur ve güven demekmiş. Evet, evet ve kesinlikle evet.

Bursa'da çok keyifli vakit geçirdik ama dönüşte hem annem hem de ben hasta olduk. Babama şaka yapar gibi, yol boyu bir annem kustu bir ben. Ama şimdi iyiyiz merak etmeyin.

Bu arada annem beni büyük anneannem ile tanıştırdı. Ay birlikte bir eğlendik, bir eğlendik sormayın.




Annemin fotoğraf çektiğini gören anneannem ise çok kıskandı ve illaki ben de "torunumla" fotoğraf isterim diye tutturdu :)) Allah'ım sen nasıl güzel bir ailenin içine beni gönderdin. Herkes beni sevmek için sıraya giriyor.




Şimdiden söyleyeyim, bir aksilik olmazsa haftaya ameliyat olacağım. Ondan sonra bebişim olamayacakmış ama bir çok hastalık riskini ve sokağa çıktığımda saldırıya uğrama ihtimalini de böylelikle ortadan kaldıracakmışız. Tam o günlerde babam çoook uzaklarda ama aklı bende olacakmış. Toparlar toparlamaz bütün yaşadıklarımız sizlerle de paylaşacağım. Sevgiyle kalın...

0 yorum:

Blog Widget by LinkWithin
Bu gadget'ta bir hata oluştu

Etiketlerim..

...

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii ki pişirilenleri yemek için çok kısa, biraz koşmak lazım... "
Free Counters

Hayatın İçinden...

 

Divitim... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates